İnsan Tacirleri Gözünü Bu İllere Dikti

Özellikle Bosna ve Kosova’da savaş sonrasında kadınların, genç kızların ve çocukların fuhuş için kaçırılmalarına ve organ mafyasına davetiye çıkardığını görmekteyiz.
Bu haber 457 kere okunmuş.23 Aralık 2015, Çarşamba - 10:00

 Dünyada özellikle de az gelişmiş Afrika ülkelerinde yaygın olan Organ ve İnsan Ticareti uygun ortam yakaladığında savaştan yeni çıkan gelişmemiş Avrupa ve Asya ülkelerine de sıçradı. Özellikle Bosna ve Kosova’da savaş sonrasında kadınların, genç kızların ve çocukların fuhuş için kaçırılmalarına ve organ mafyasına davetiye çıkardığını görmekteyiz.

BM’nin yayımladığı rapora göre Türkiye’nin adı Cezayir ve Afganistan’la birlikte orta seviyede insan kaçırılan ülke olarak geçiyor. Türkiye, transit ülkeler listesinde ise ilk 10’da yer alıyor.

UNODC’un raporuna göre insan kaçakçılığının vuku bulduğu en büyük kaynak ülkeleri Tayland, Çin, Nijerya, Arnavutluk, Bulgaristan, Beyaz Rusya, Moldova ve Ukrayna olarak belirtiliyor. Hem geçiş hem de varış bölgesi olma özelliğini taşıyan ülkelerin başında ise Tayland, Japonya, İsrail, Belçika, Hollanda, Almanya, İtalya, Türkiye ve ABD bulunuyor.

Suriye'de başlayan iç savaştan sonra sınırdaki ülkelere iltica eden savaş mağduru Suriyeliler daha da tehlikeli bir ortama doğru sürükleniyor. Başbakan Erdoğan'ın verdiği rakamlar 700 bin Suriyelinin ülkemizde olduğunu gösterse de yeni doğanlarla ve kaçak yollarla girenlerle bu sayının 1 milyonu bulduğu tahmin ediliyor.

Dünyada insan ticareti yapan yasadışı örgütler gözünü Suriyelilerin iltica ettiği ülkelere dikmiş durumda. Suriyeli mültecilerin en çok iltica ettiği ülkeler şöyle: Lübnan, Ürdün, Türkiye, Irak ve Mısır. Gelen Suriyelilerin en rahat hareket ettiği ülkelerden biri de Türkiye. Devletin muhafazası altında yaşayanların dışında büyük bir çoğunluğu kendi imkanlarıyla hayatlarını ikame ettiriyor.

Devlet kurumları bazı illerde tam olarak kaç Suriyeli mülteci olduğunun hesabını tutamıyor. Bu günlerde, 12 yaşından küçük Suriyelilerin dilencilik yaptıklarını görmek bizim için sıradan bir durum haline geldi.  Kimi kimsesi olmayan ve oturdukları evden kira ödememelerinden dolayı çıkarılan Suriyeliler, birkaç bavulunu yüklediği bir ticari taksiyle yeni bir eve taşınıyor. Bir ay sonra başka bir eve .. İlk etapta birikimleriyle gelen bu insanlar paralarının bittiği anda, toplumdan dışlanan, ötekileştirilen, sonrasındaysa  tehlikeli birer unsur haline gelebilmektedir.

Komşunuzun bir Suriyeli olduğunun farkında değilsiniz ancak insan ticareti ya da organ ticareti yapanlar onların farkında. Kaybolduklarında ya da öldürüldüklerinde, kimse onların yok olduğunun farkına varamayacak. Çünkü ne bir kayıtları ne de bir tanıdıkları var. Kimseleri yok. İşte tam da bu sebeple insan ticareti yapanların arayıp da bulamadığı bu ortamda devletimizin bir an önce tedbir alması gerekiyor. Onlar Suriyeli olsa da sonuçta insanlar. Onları ülkemize davet ettiysek eğer, güvenliklerini de, (en azından aç almayacak biçimde) geçimlerini de sağlamak bizim görevimiz değil mi? Organ ve insan tacirlerinin en çok takip ettiği illerimiz Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Adana, Osmaniye, Adıyaman, Mardin ve Malatya.. 

 

Saydığımız şehirlerin sosyal dokusu çoktan bozulmuş durumda. Kamuoyu durumdan şikayetçi olsa da ellerinden gelen bir şey olmadığından görmezden gelmekten başka bir şey yapmıyorlar. Görev burada, ülkemizi yönetenlere düşüyor. Önümüzdeki birkaç yılın lütfen şimdiden planını yapsınlar. Ülkemizin, sosyal dokusu bozulmuş, insan tacirlerinin cirit attığı bir ülke konumuna düşmesini istemiyoruz.

HABERLER10 / Hayati Şahin 

Etiketler: insan   tacirleri    

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

4 + 4 = ?

 
En Son Haberler
Çok OkunanlarBugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
AnketTümü
Ak Parti iktidarında sorunlar çözülür mü?
 
haber yazılımı: buki