Biri bu tezgahtarların feryadını duysun

Hiç umursamıyoruz belki de. Gidip de bir alışveriş yapsak, çok da mutlu, güler yüzlü görüyoruz onları. Ancak bir de içlerine girsek, onlarla bir gün boyunca çalışsak, anlarız ne hallerde çalıştıklarını.
Bu haber 443 kere okunmuş.02 Aralık 2015, Çarşamba - 19:57

Üniversiteyi bitirdim. İş bulamadım. İş aradım ancak bulamadım. En sonunda bir ayakkabıcı dükkanında çalıştırılmak üzere bay-bayan eleman arandığını gördüm. Girdim ayakkabıcıya. İşte açıkladım durumu, üniversite okuduğumu falan değil tabi. İşe ihtiyacım olduğunu, çalışma fırsatı verirlerse burada çalışabileceğimi söyledim. Asıl yetkilinin bir başak şubede olduğunu söylediler. Ben de tamam dedim ve tarif ettikleri şubeye gittim. Anlattım olanları ve iş aradığımı söyledim. Hemen kabul etti. “Git hemen başla “dedi. Şaşırdım, ve de sevindim. “Tamam” dedim, gittim ve işe başladım.

İşlerin  kadar zor olduğunu ilk kez gördüm. Haftanın sadece Pazar günleri 2 saat tatilimiz vardı. Pazar günü saat 8’de değil de 10da açıyorduk dükkânı. Akşam da saat 20:00-21:00’i buluyordu bazen. Birkaç gün sonra Ramazan ayı girdi. Artık dediler, Saat 24:00’e kadar açık olacak dükkan. Verilen ücret ne kadar diye sormayın. Sigorta ve sağlık güvenceniz yok, 600 lira da aylık veriyorlar.

Bünyem artık kaldırmaz oldu. Dayanamaz oldum işin ağırlığına. Artık dedim işi bırakayım. En azından başka bir iş bulurum. Sabahtan akşama kadar ayakta duruyorsun. Otursan, “niye oturuyorsunuz?” diyorlar.

Çıkmayı kafama koydum. O gün artık çıkacağımı söyleyecektim iş bitiminde. Öğlene doğru yaşlı, sakallı bir amca geldi. Muhtemelen patronun amcasıydı. Patron dedi ki “Git poğaça ile kola da al da gel.” Yaşlı amca için istemişti bunu. Meyve suyu da olabilir gibi bir anlamda cümle kurmuştu. Ben de giderken düşündüm. Kola bu amcaya zararlıdır. En iyi meyve suyu alayım dedim. Gittim poğaça ile meyve suyu aldım geldim.

Patron “niye kola almadın” dedi. Ben de işte kem küm ettim. Amcaya zarar vermesin diye almadığımı söylemedim. “Git de değiştir. Kola al da gel” dedi. Tamam dedim. Meyve suyunu aldım gittim. Kola ile değiştirdim. Baktım ki çok soğuk verilen kola. “Şöyle az ılıkça olsun, yaşlı amcaya alıyorum” dedim. “Tamam” dedi marketçi ve değiştirdi kolayı. Dükkâna geldim. Verdim patrona kolayı. Amcaya verdi. Amca dışını eliyle yokladı teneke kolanın. “Bu ılık, söyle de değiştirsin” demez mi. Patron bana doğru elinde kola ile geldi. “Niye ılık kola aldın? Git soğuğunu al da gel” dedi. Ben artık o hale geldim ki, kafayı yemek üzereydim. Aldım kolayı ve gidip buz gibi kola alıp geldim. Sen yaşlı amcayı düşünmüşsün neye yarar. Seni düşünen bir Allah’ın kulu olmadıktan sonra.

Lütfen bu angaryayı biri görsün ve duysun. Orada çalışanlar da insan sonuçta.

Şeyda Sevim Aslantürk
  

Etiketler: tegahtarlar  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 7 = ?

 
En Son Haberler
Çok OkunanlarBugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
AnketTümü
Ak Parti iktidarında sorunlar çözülür mü?
 
haber yazılımı: buki