Bir liderin portesi

Bilindiği üzere genel seçimlerin yapılacağı tarih belli oldu. Her parti için her seçim bir önceki seçimlerden daha önemlidir ama bu seçim Ak Parti için çok daha önemli.
Bu haber 452 kere okunmuş.25 Kasım 2015, Çarşamba - 16:25

Ak Parti için bu seçimi diğer seçimlerden çok daha önemli kılan şey ise yarışa Erdoğan'sız olarak girecek olması. 2002 yılından bu yana girdiği bütünseçimlerden zaferle ayrılan, her seçimde oy oranını ve toplum üzerindeki etkisini daha da artıran Erdoğan liderliğindeki Ak Parti'nin bu seçimlerde işi gerçekten çok zor. Ak Parti'ye tüm bu başarıları kazandıran en büyük etken kıuşkusuz Erdoğan'dı. Bayrağı Erdoğan'dan devralan Davutoğlu'nun bu seçimlerde seçimlerde yakalanan istikrarlı başarıyı yakalamayacağı aşikar.

Pek ama neden?

Bu sorunun cevabı çok kolay.


    Bütün teşkliat yapısını, bütün politikalarını, bütün eylem ve söylemlerini, seçim çalışmalarını tek adam üzerine kuran bir partidir Ak Parti. Ve o lideri de artık Cumhurbaşkanı. Tarih bize göstermiştir ki zirvesini yaşayan her devletin devamında gerileme gelir. Bu durum Ak Parti için de geçerdir.


     Bu hakikatten sonra biraz Davutoğlu üzerine odaklanalım isterseniz. Davutoğlu, uluslararası ilişkiler alanında profesör olmuş, dış politika konusunda reel politik manada uzman birisi. Yani dış politikayı genel kurallar çerçevesinde düşünür. Bilgi birikimi fazladır, güler yüzlüdür, naiftir, duygusaldır.

Peki Davutoğlu neden lider değildir?

Öncelikle şunu bilmekte fayda var. Akademik kariyer, bilgi birikimi gibi kavramlar  liderlik için gerekli şeylerdir ama yeterli değildir. Liderlik toplum üzerinde etki kurabilen bir uslubu, olayları bir sonraki hamlesini görerek hesap etmeyi, gündem oluşturmayı gerektirir. Toplumun yapısını, hassasiyetlerini iyi bimeyi, nabza göre şerbet sunmayı gerektirir. Bu saydıklarım reel politik çerçevede geçerli esaslardır. Ak Parti ve bizim toplumumuz da reel politikçi olduğundan mütevellit olayı bu açıdan aktarmam gerekir. Yukarıda bahsettiğim özellikler Davutoğlu'nda olmayan özellikler. Toplum Erdoğan gibi bir lidere alışkın olduğundan dolayı, Davutoğlu gibi birini benimsemeyecek. Erdoğan'da zaten kendisi gibi bir liderin parti başında olmasını istemiyor. Çünkü hem Köşk'te oturmayı hem de partisini yönlendirmeyi istiyor. Davutoğlu'nun partinin ivmesini artıramayacağını Erdoğan'da çok iyi biliyor. Ancak elde olanların en iyisi olarak Davutoğlu'nu görüyor. Güleryüzlü olması, Türk toplumunun hafızasında yer etmesi ve en önemlisi başta Batı dünyası olmak üzere, İslam dünyası tarafından da tanınıyor olması Davutoğlu'nu o koltuğa oturtmuştur. Eminim ki Erdoğan bu seçimi en az zayiatla atlatabilmek için dua etmektedir. Tıpkı ABD askerlerinin Irak'ta en az zayiatla atlatıp evlerine geri dönebilmesi için ettiği dua gibi. Seçimlerde istediğini elde edemeyeceğini bilen Erdoğan, koalisyona mecbur kalacak. Bunu da çözüm süreci adı altında HDP ile sürdürme planında. Dışarıdan bakıldığında Davutoğlu'nun liderlik hali, Tarkan'dan sonra sahneye vasat bir şarkıcının sahneye çıkması gibi birşey. Yani Davutoğlu idarelik bir lider. İşin en vahim yanı ise Davutoğlu'nun bunu bilmiyor olması ve kendini gerçekten bir lider zannetmesi. Paris yürüyüşüne katılması başlı başına İslam şiarına aykırı iklen orada gördüğü muamele de zaten lider olmadığının ve olamayacağının da bir göstergesi oldu.


     Son olarak üst taraflarda vurguladığım gerçeğe atıfta bulunarak söylemek isterim ki Ak Parti sonun başlangıcına doğru gidiyor. Çünkü zirvesini yaşadı ve aslına dönecek. Aslı nedir peki? Bu gerilemede kopan kesim yavaş yavaş eskiye dönecek. Yani koptukları yere yani Milli Görüş'e.

Bilmenizi isterim ki bu ülkede Milli Görüş var.

Ahmet Çetin

Etiketler: davutoğlu  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 1 = ?

 
En Son Haberler
Çok OkunanlarBugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
AnketTümü
Ak Parti iktidarında sorunlar çözülür mü?
 
haber yazılımı: buki